Madde
6:1.Taraf
devletler, her çocuğun temel yaşama hakkına sahip olduğunu kabul ederler.
2.Taraf
devletler, çocuğun hayatta kalması ve gelişmesi için mümkün olan azami çabayı
gösterirler.
Madde
7:1.Çocuk
doğumundan hemen sonra derhal nüfus kütüğüne kaydedilecek ve doğumdan itibaren
bir isim hakkına ve mümkün olduğu ölçüde ana-babasını bilme ve onlar tarafından
bakılma hakkına sahip olacaktır.
2.Taraf devletler, özellikle çocuğun
tabiiyetsiz kalması söz konusu olduğunda kendi ulusal haklarına ve ilgili
uluslar arası belgeler çerçevesinde üstlendikleri yükümlülüklerine uygun olarak
bu hakların işlerlik kazanmasını taahhüt ederler.
Madde 8: 1.Taraf devletler, yasanın tanıdığı şekliyle çocuğun kimliğini;
tabiyeti, ismi ve aile bağları dahil, koruma hakkına saygı göstermeyi ve bu
konuda yasa dışı müdahalelerde bulunmayı taahhüt ederler.
2.Çocuğun
kimliğinin unsurlarının bazılarından veya tümünden yasaya aykırı olarak yoksun
bırakılması halinde, taraf devletler çocuğun kimliğine süratle yeniden
kavuşturulması amacıyla gerekli yardım ve korumada bulunurlar.
Madde
9:1.Yetkili
makamlar uygulanabilir yasa ve usullere göre ve temyiz yolu açık olarak,
ayrılığın çocuğun yüksek yararına olduğu yolunda karar vermedikçe, taraf
devletler, çocuğun; ana-babasından, onların rızası dışında ayrılmamasını güvence
altına alırlar. Ancak, ana-babası tarafından çocuğun kötü muameleye maruz
bırakılması yada ihmal edilmesi durumlarında da ana-babanın birbirinden ayrı
yaşaması nedeniyle çocuğun ikametgahının belirlenmesi amacıyla karara varılması
gerektiğinde, bu tür ayrılık kararı verilebilir.
2.Bu
maddenin birinci fıkrası uyarınca girişilen her işlemde, ilgili bütün taraflara
işleme katılma ve görüşlerini bildirme olanağı tanınır.
3.Taraf
devletler, ana-babasından veya bunlardan birinden ayrılmasına karar verilen
çocuğun, kendi yüksek yararına aykırı olmadıkça, ana-babanın ikisiyle de düzenli
bir biçimde kişisel ilişki kurma ve doğrudan görüşme hakkına saygı gösterirler.
4.Böyle
bir ayrılık, bir taraf devlet tarafından girişilen ve çocuğun kendisinin ana
veya babasının veya her ikisinin birden tutuklanmasını, hepsini, sürgün,
sınırdışı edilmesini veya ölümünü (ki buna devletin gözetimi altında iken nedeni
ne olursa olsun meydana gelen ölüm dahildir) tevlit eden herhangi benzer bir
işlem sonucu olmuşsa, bu Taraf Devlet, istek üzerine ve çocuğun esenliğine zarar
vermemek koşulu ile; ana-babaya, çocuğa veya uygun olursa, ailenin bir başka
üyesine, söz konusu aile bireyinin yada bireylerinin bulunduğu yer hakkında
gereken bilgiyi verecektir. Taraf Devletler, böyle bir istemin başlı başına
sunulmasının ilgili kişi veya kişiler bakımından aleyhe hiçbir sonuç
yaratılmamasını ayrıca taahhüt eder.
Madde 10:1.9.maddenin 1. fıkrası uyarınca Taraf Devletlere düşen sorumluluğa
uygun olarak, çocuk veya ana-babası tarafından, ailenin birleşmesi amaçlarıyla
yapılan bir Taraf Devlet ülkesine girme yada onu terk etme konusundaki her
başvuru, Taraf Devletlerce olumlu, insani ve ivedi bir tutumla ele alınacaktır.
Taraf Devletler, bu tür bir başvuru sahipleri veya aile üyeleri aleyhine
sonuçlar yaratmamasını taahhüt ederler.
2.Ana-babası,
ayrı Devletlerde oturan bir çocuk olağanüstü durumlar hariç, hem ana hem de
babası ile düzenli biçimde kişisel ilişkiler kurma ve doğrudan görüşme hakkına
sahiptir. Bu nedenle ve 9. maddenin 1. fıkrasına göre Taraf Devletlere düşen
sorumluluğa uygun olarak, Taraf Devletler çocuğun ve ana-babasının Taraf
Devletlerinin ülkeleri dahil, herhangi bir ülkeyi terk etme ve kendi ülkelerine
dönme hakkına saygı gösterirler. Herhangi bir ülkeyi terk etme hakkı, yalnızca
yasada öngörüldüğü gibi ve ulusal güvenliği, kamu düzenini, kamu sağlığı ve
ahlak ve başkalarının hak ve özgürlüklerini korumak amacı ile ve işbu Sözleşme
ile tanınan haklarla bağdaştığı ölçüde kısıtlamalara konu olabilir.
Madde
11:1.
Taraf
Devletler, çocukların yasa dışı yollarla ülke dışına çıkarılıp geri
döndürülmemesi halleriyle mücadele için önlemler alırlar.
2.Bu amaçla Taraf Devletler iki yada çok taraflı
anlaşmalar yapılmasını yada mevcut anlaşmalara katılmayı teşvik ederler.
Madde
12:1.Taraf
Devletler, görüşlerini oluşturma yeteneğine sahip çocuğun kendini ilgilendiren
her konuda görüşlerini serbestçe ifade etme hakkını bu görüşlere çocuğun yaşı
olgunluk derecesine uygun olarak, gereken özen gösterilmek suretiyle tanırlar.
2.Bu amaçla, çocuğu etkileyen
herhangi bir adli veya idari kovuşturmada çocuğun yada doğrudan doğruya veya bir
temsilci yada uygun bir makam yoluyla dinlenilmesi fırsatı, ulusal yasanın usule
ilişkin kurallarına uygun olarak çocuğa, özellikle sağlanacaktır.
Madde
13:1.Çocuk,
düşüncesini özgürce açıklama hakkına sahiptir; bu hak, ülke sınırları ile bağlı
olmaksızın; yazılı, sözlü, basılı, sanatsal biçimde veya çocuğun seçeceği başka
bir araçla her türlü haber ve düşüncelerin araştırılması, elde edilmesi ve
verilmesi özgürlüğünü içerir.
2.Bu
hakkın kullanılması yalnızca;
a)
Başkasının
haklarına ve itibarına saygı,
b)
Milli güvenliğin, kamu düzeninin, kamu sağlığı ve ahlakının korunması
nedenleriyle ve kanun tarafından öngörülme ve gerekli olmak kaydıyla yapılan
sınırlamalara konu olabilir.
Madde
14:1.Taraf
Devletler, çocuğun düşünce, vicdan ve din özgürlükleri hakkına saygı
gösterirler.
2.
Taraf
Devletler, ana-babanın ve gerekiyorsa yasal vasilerin; çocuğun yeteneklerinin
gelişmesiyle bağdaşır biçimde haklarının kullanılmasında çocuğa yol gösterme
konusundaki hak ve ödevlerine saygı gösterirler.
3.
Bir
kimsenin dinini ve inançlarını açıklama özgürlüğü kanunla öngörülmek ve gerekli
olmak kaydıyla yalnızca kamu güvenliği, düzeni, sağlık yada ahlaki yada
başkalarının temel hakları ve özgürlüklerini korumak gibi amaçlarla
sınırlandırabilir.
Madde 15: 1. Taraf Devletler, çocuğun dernek kurma ve barış içinde toplanma
özgürlüklerine ilişkin haklarını kabul ederler.
2.
Bu hakların
kullanılması, ancak yasayla zorunlu kılınan ve demokratik bir toplumda gerekli
olan ulusal güvenlik, kamu güvenliği, kamu düzeni yararına olarak yada kamu
sağlığı ve ahlakın yada başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması
amaçlarıyla yapılan sınırlamalardan başkalarıyla kısıtlandırılamaz.
Madde
16: 1.Hiçbir
çocuğun özel yaşantısına, aile, konut iletişimine keyfi yada haksız bir biçimde
müdahale yapılamayacağı gibi, onur ve itibarına da haksız olarak saldırılamaz.
2.Çocuğun bu tür müdahale ve saldırılara
karşı yasa tarafından korunmaya hakkı vardır.
Madde
17:
Taraf
Devletler, kitle iletişim araçlarının önemini kabul ederek çocuğun; özellikle
toplumsal, ruhsal ve ahlaki esenliği ile bedensel ve zihinsel sağlığını
geliştirmeye yönelik çeşitli ulusal ve uluslar arası kaynaklardan bilgi ve belge
edinmesini sağlarlar. Bu amaçla Taraf Devletler;
a)
Kitle
iletişim araçlarını çocuk bakımından toplumsal ve kültürel yararı olan ve 29.
maddenin ruhuna uygun bilgi ve belgeyi yaymak için teşvik ederler;
b)
Çeşitli
kültürel, ulusal ve uluslar arası kaynaklardan gelen bu türden bilgi ve
belgelerin üretimi, değişimi ve yayımı amacıyla uluslar arası işbirliğini teşvik
ederler;
c)
Çocuk
kitaplarının üretimini ve yayımlanmasını teşvik ederler;
d) Kitle
iletişim araçlarını azınlık grubu veya bir yerli ahaliye mensup çocukların dil
gereksinimlerine özel önem göstermeleri konusunda teşvik ederler;
e)
13. ve 18. maddelerde yer alan kurallar
göz önünde tutularak çocuğun esenliğine zarar verebilecek bilgi ve belgelere
karşı korunması için yönlendirici ilkeler geliştirilmesini teşvik ederler.
Madde
18: 1.Taraf
Devletler, çocuğun yetiştirilmesinde ve gelişmesinin sağlanmasında ana-babanın
birlikte sorumluluk taşıdıkları ilkesinin tanınması için her türlü çabayı
gösterirler. Çocuğun yetiştirilmesi ve geliştirilmesi sorumluluğu ilk önce
ana-babaya yada durum gerektiriyorsa yasal vasilere düşer. Bu kişiler her şeyden
önce çocuğun yüksek yararını göz önünde tutarak hareket ederler.
2.
Bu
Sözleşmede belirtilen hakların güvence altına alınması ve geliştirilmesi için
Taraf Devletler, çocuğun yetiştirilmesi konusundaki sorumluluklarını kullanmada
ana-baba ve yasal vasilerin durumlarına uygun yardım yapar ve çocukların bakımı
ile görevli kuruluşların, faaliyetlerin ve hizmetlerin geliştirilmesini
sağlarlar.
3.Taraf
Devletler, çalışan ana-babanın, çocuk bakım hizmet ve tesislerden, çocuklarının
da bu hizmet ve tesislerden yararlanma hakkını sağlamak için uygun olan her
türlü önlemi alırlar.
Madde
19: 1. Bu
Sözleşmeye Taraf Devletler, çocuğun ana-babasının yada onlardan yalnızca
birinin, yasal vasi veya vasilerinin yada bakımını üstlenen herhangi bir kişinin
yanında iken bedensel veya zihinsel saldırı, şiddet veya suistimale, ihmal yada
ihmalkar muameleye, ırza geçme dahil her türlü istismar ve kötü muameleye karşı
korunması için; yasal, idari, toplumsal, eğitsel bütün önlemleri alırlar.
2. Bu tür
koruyucu önlemler; burada tanımlanmış olan çocuklara kötü muamele olaylarının
önlenmesi, belirlenmesi, bildirilmesi, yetkili makama havale edilmesi,
soruşturulması, tedavisi ve izlenmesi için gerekli başkaca yöntemleri ve uygun
olduğu takdirde adliyenin işe el koyması olduğu kadar durumun gereklerine göre
çocuğa ve onun bakımını üstlenen kişilere, gereken desteği sağlamak amacı ile
sosyal programların düzenlenmesi için etkin usulleri de içermelidir.
Madde
20: 1.
Geçici veya sürekli olarak aile çevresinden yoksun kalan veya kendi yararına
olarak bu ortanda bırakılması kabul edilmeyen her çocuk, Devletten özel koruma
ve yardım görme hakkına sahip olacaktır.
2.Taraf
Devletler bu durumdaki bir çocuk için kendi ulusal yasalarına göre, uygun olan
bakımı sağlayacaklardır.
3.
Bu tür
bakım, başkaca benzerleri yanında, bakıcı aile yanına verme, İslam Hukukunda
kefalet, evlat edinme yada gerekiyorsa çocuk bakımı amacı güden uygun
kuruluşlara yerleştirmeyi de içerir. Çözümler düşünülürken, çocuğun
yetiştirilmesinde sürekliliğin korunmasına ve çocuğun etnik, dinsel, kültürel ve
dil kimliğine gereken saygı gösterilecektir.
Madde
21: Evlat
edinme sistemini kabul eden ve/veya buna izin veren Taraf Devletler, çocuğun en
yüksek yararlarının temel düşünce olduğunu kabul edecek ve aşağıdaki ilkeleri
gerçekleştireceklerdir:
a) Bir çocuğun
evlat edinilmesine ancak yetkili makam karar verir. Bu makam uygulanabilir yasa
ve usullere göre ve güvenilir tüm bilgilerin ışığında; çocuğun, ana-babası,
yakınları ve yasal vasisinse göre durumunu göz önüne alarak ve gereken
durumlarda tüm ilgililerle yapılacak görüşme sonucu onların da evlat edinme
konusundaki onaylarını alma zorunluluğuna uyarak kararını verir.
b) Çocuğun
kendi ülkesinde elverişli biçimde bakılması mümkün olmadığı veya evlat edinecek
veya yanına yerleştirilecek aile bulunmadığı takdirde, ülkelerarası evlat
edinmenin çocuk bakımından uygun bir çözüm olduğunu kabul ederler.
c)
Başka bir
ülkede evlat edinilmesi düşünülen çocuğun kendi ülkesinde mevcut evlat edinme
durumuyla eşdeğer olan güvence ve ölçülerden yararlanmasını sağlarlar.
d)
Ülkelerarası evlat edinmede, yerleştirilmenin ilgililer bakımından yaşadışı para
kazanma konusu olmaması için gereken bütün önlemeleri alırlar.
e) Bu maddedeki amaçları, uygun olduğu
ölçüde, ikili yada çok taraflı düzenleme veya anlaşmalarla teşvik ederler ve bu
çerçevede, çocuğun başka bir ülkede yerleştirilmesinin yetkili makam veya
organlar tarafından yürütülmesini güvenceye almak için çaba gösterirler.
Madde
22: 1. Taraf
Devletler, ister tek başına olsun isterse ana babası veya herhangi bir başka
kimse ile birlikte bulunsun, mülteci statüsü kazanmaya çalışan yada uluslar
arası veya iç hukuk kural ve usulleri uyarınca mülteci sayılan bir çocuğun, bu
Sözleşmede ve insan haklarına veya insani konulara ilişkin ve söz konusu
Devletlerin taraf oldukları diğer Uluslar arası sözleşmelerde tanınan ve bu
duruma uygulanabilir nitelikte bulunan hakları kullanması amacıyla koruma ve
insani yardımdan yararlanması için gerekli bütün önlemleri alırlar.
2.Bu nedenle, Taraf Devletler, uygun
gördükleri ölçüde, Birleşmiş Milletler Teşkilatı ve onunla işbirliği yapan
hükümetler arası ve hükümet dışı yetkili başka kuruluşlarla bu durumda olan bir
çocuğu korumak, ona yardım etmek, herhangi bir mülteci çocuğun ailesi ile
yeniden bir araya gelebilmesi için ana-babası veya ailesinin başka üyeleri
hakkında bilgi toplamak amacıyla işbirliğinde bulunurlar. Herhangi bir nedenle
kendi aile çevresinden sürekli yada geçici olarak ayrı düşmüş bir çocuğa bu
Sözleşmeye göre tanınan koruma, aynı esaslar içinde, ana-babası yada ailesinin
başkaca üyelerinden hiçbirisi bulunamayan çocuğa da tanınacaktır.
Madde
23: 1.
Taraf
Devletler, zihinsel yada bedensel özürlü çocukların saygınlıklarını güvence
altına alan, özgüvenlerini geliştiren ve toplumsal yaşama etkin biçimde
katılmasını kolaylaştıran şartlar altında eksiksiz bir yaşama sahip olmalarını
kabul ederler.
2.
Taraf
Devletler, özürlü çocukların özel bakımdan yararı kaynakların yeterliliği
ölçüsünde ve yapılan başvuru üzerine, yardımdan yararlanabilecek durumda olan
çocuğa ve onun bakımından sorumlu olanlara, çocuğun durumu ve ana-babasının veya
çocuğa bakanların içinde bulundukları koşullara uygun düşecek yardımın
yapılmasını teşvik ve taahhüt ederler.
3.Özürlü
çocuğun, özel bakıma gereksinimi olduğu bilincinden hareketle bu maddenin 2.
fıkrası uyarınca yapılması öngörülen yardım, çocuğun ana-babasının yada çocuğa
bakanların parasal (mali) durumları göz önüne alınarak, olanaklar ölçüsünde
ücretsiz sağlanır. Bu yardım; özürlü çocuğun eğitimi, meslek eğitimi, tıbbi
bakım hizmetleri, rehabilitasyon hizmetleri, bir işte çalışabilecek duruma
getirme hazırlık programları ve dinlenme/eğlenme olanaklarından etkin olarak
yararlanmasını sağlamak üzere düzenlenir ve çocuğun en eksiksiz biçimde toplumla
bütünleşmesi yanında, kültürel ve ruhsal yönü dahil bireysel gelişmesini
gerçekleştirme amacını güder.
4.Taraf
Devletler, uluslar arası işbirliği ruhu içinde, özürlü çocukların koruyucu sıhhi
bakımı, tıbbi, psikolojik ve işlevsel tedavileri alanlarına ilişkin gerekli
bilgilerin alışverişi yanında, rehabilitasyon, eğitim ve mesleki eğitim
hizmetlerine ilişkin yöntemlerin bilgilerini de içerecek şekilde ve Taraf
Devletlerin bu alandaki güçlerini anlatışlarını geliştirmek ve deneyimlerini
zenginleştirmek amacıyla bilgi dağıtımını ve bu bilgiden yararlanmayı teşvik
ederler. Bu bakımdan, gelişmekte olan ülkelerin gereksinimleri, özellikle göz
önüne alınır.
Madde
24: 1.Taraf
Devletler, çocuğun olabilecek en iyi sağlık düzeyine kavuşma, tıbbi bakım ve
rehabilitasyon hizmetlerini veren kuruluşlardan yararlanma hakkını tanırlar.
Taraf Devletler, hiçbir çocuğun bu tür tıbbi bakım hizmetlerinden yararlanma
hakkından yoksun bırakılmamasını güvence altına almak için çaba gösterirler.
2.Taraf
Devletler, bu hakkın tam olarak uygulanmasını takip ederler ve özellikle:
a)
Bebek ve
çocuk ölüm oranlarının düşürülmesi;
b)
Bütün
çocuklara gerekli tıbbi yardımın ve tıbbi bakımın; temel sağlık hizmetlerinin
geliştirilmesine önem verilerek sağlanması;
c) Temel
sağlık hizmetleri çerçevesinde ve başka olanakların yanı sıra, kolayca
bulunabilen tekniklerin kullanılması ve besleyici yiyecekler ve temiz içme suyu
sağlanması yoluyla ve çevre kirlenmesinin tehlike ve zararlarını göz önüne
alarak, hastalık ve yetersiz beslenmeye karşı mücadele edilmesi;
d) Anneye
doğum öncesi ve sonrası uygun bakımın sağlanması;
e) Bütün
toplum kesimlerinin özellikle ana-babalar ve çocukların, çocuk sağlığı ve
beslenmesi, anne sütü ile beslenmenin yararları, toplum ve çevre sağlığı ve
kazaların önlenmesi konusunda temel bilgileri elde etmeleri ve bu bilgileri
kullanmalarına yardımcı olunması;
f) Koruyucu
sağlık bakımlarının, ana-babaya rehberliğini, aile planlaması eğitimi ve
hizmetlerinin geliştirilmesi; amaçlarıyla uygun önlemleri alırlar.
3.Taraf
Devletler, çocukların sağlığı için zararlı geleneksel uygulamaların kaldırılması
amacıyla uygun ve etkili her türlü önlemi alırlar.
4.
Taraf
Devletler, bu maddede tanınan hakkın tam olarak gerçekleştirilmesini tedricen
sağlamak amacıyla uluslar arası işbirliğinin geliştirilmesi ve teşviki konusunda
karşılıklı olarak söz verirler. Bu konuda gelişmekte olan ülkelerin
gereksinimleri özellikle göz önünde tutulur.
Madde
25: Taraf
Devletler, yetkili makamlarca koruma ve bakım altına alma, bedensel yada ruhsal
tedavi amaçlarıyla hakkında bir yerleştirme tedbiri uygulanan çocuğun,
gördüğü tedaviyi ve
yerleştirilmesine bağlı diğer tüm şartları belli aralıklarla gözden geçirme
hakkına sahip olduğunu kabul ederler.
Madde
26: 1.
Taraf
Devletler, her çocuğun, sosyal sigorta dahil, sosyal güvenlikten yararlanma
hakkını tanır ve bu hakkın tam olarak gerçekleşmesini sağlamak için ulusal
hukuklarına uygun, gerekli önlemleri alırlar.
2.Sosyal
Güvenlik, çocuğun ve çocuğun bakımından sorumlu olanların kaynakları ve
koşulları göz önüne alınarak ve çocuk tarafından yada onun adına yapılan sosyal
güvenlikten yararlanma başvurusuna ilişkin başkaca durumlar da göz önünde
tutulur.
Madde
27: 1. Taraf
Devletler, her çocuğun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaksal ve toplumsal
gelişmesini sağlayacak yeterli bir hayat seviyesine hakkı olduğunu kabul
ederler.
2.Çocuğun
gelişmesi için gerekli hayat şartlarının sağlanması sorumluluğu; sahip oldukları
imkanlar ve mali güçleri çerçevesinde öncelikle çocuğun ana-babasına veya
çocuğun bakımını üstlenen diğer kişilere düşer.
3.Taraf
Devletler, ulusal durumlarına göre ve olanakları ölçüsünde, ana-babaya ve
çocuğun bakımını üstlenen diğer kişilere, çocuğun bu hakkının uygulanmasında
yardımcı olmak amacıyla gerekli önlemleri alır ve gereksinim olduğu takdirde
özellikle beslenme, giyim ve barınma konularında maddi yardım ve destek
programları uygulanır.
4.
Taraf
Devletler, Taraf Devlet ülkesinde veya başka ülkede bulunsun; ana-babası veya
çocuğa karşı mali sorumluluğu bulunan diğer kişiler tarafından, çocuğun bakım
giderlerinin karşılanmasını sağlamak amacıyla her türlü uygun önlemi alırlar.
Özellikle çocuğa karşı mali sorumluluğu olan kişinin, çocuğun ülkesinden başka
bir ülkede yaşaması halinde, Taraf Devletler bu konuya ilişkin uluslar arası
anlaşmalara katılmaya veya bu tür anlaşmalar aktinin yanı sıra başkaca uygun
düzenlemelerin yapılmasını teşvik ederler.
Madde
28: 1.
Taraf
Devletler, çocuğun eğitim hakkını kabul ederler ve bu hakkın fırsat eşitliği
temeli üzerinde tedricen gerçekleştirilmesi görüşüyle özellikle:
a)
İlköğretimi
herkes için zorunlu ve parasız hale getirirler;
b)
Orta
öğretim sistemlerinin genel olduğu kadar mesleki nitelikte de olmak üzere
çeşitli biçimlerde örgütlenmesini teşvik ederler ve bunların tüm çocuklara açık
olmasını sağlarlar ve gerekli durumlarda mali yardım yapılması ve öğretimi
parasız kılmak gibi uygun önlemleri alırlar;
c) Uygun bütün araçları kullanarak,
yüksek öğretimi yetenekleri doğrultusunda herkese açık hale getirirler;
d)
Eğitim ve
meslek seçimine ilişkin bilgi ve rehberliği bütün çocuklar için elde edilir hale
getirirler;
e) Okullarda
düzenli biçimde devamın sağlanması ve okulu terk etme oranlarının düşürülmesi
için önlem alırlar.
2.
Taraf
Devletler, okul disiplininin çocuğun insan olarak taşıdığı saygınlıkla bağdaşır
biçimde ve bu sözleşmeye uygun olarak yürütülmesinin sağlanması amacıyla gerekli
olan tüm önlemleri alırlar.
3.
Taraf
Devletler eğitim alanında, özellikle cehaletin ve okuma- yazma bilmemenin
dünyadan kaldırılmasına katkıda bulunmak ve çağdaş eğitim yöntemlerine ve
bilimsel ve teknik bilgilere sahip olunmasını kolaylaştırmak amacıyla uluslar
arası işbirliğini güçlendirir ve teşvik ederler. Bu konuda, gelişmekte olan
ülkelerin gereksinimleri özellikle göz önünde tutulur.
Madde
29: 1.Taraf
Devletler çocuk eğitiminin aşağıdaki amaçlarına yönelik olmasını kabul ederler;
a) Çocuğun
kişiliğinin, yeteneklerinin, zihinsel ve bedensel yeteneklerinin mümkün
olduğunca geliştirilmesi;
b)
İnsan
haklarına ve temel özgürlüklere, Birleşmiş Milletler antlaşmasında benimsenen
ilkeler saygısının geliştirilmesi;
c)
Çocuğun
ana-babasına, kültürel kimliğine, dil ve değerlerine, çocuğun yaşadığı veya
geldiği menşe ülkenin ulusal değerlerine ve kendisininkinden farklı uygarlıklara
saygısının geliştirilmesi;
d) Çocuğun
anlayışı, barış, hoşgörü, cinsler arası eşitlik ve ister etnik, ister dini
gruplardan, isterse yerli halktan olsun, tüm insanlar arasında dostluk ruhuyla,
özgür bir toplumda, yaşantıyı, sorumlulukla üstlenecek şekilde hazırlanması;
e)
Doğal
çevreye saygısının geliştirilmesi;
2.Bu
maddenin veya 28. maddenin hiçbir hükmü gerçek ve tüzel kişilerin öğretim
kurumları kurmak ve yönetmek özgürlüğüne, bu maddenin 1. fıkrasında belirtilen
ilkelere saygı gösterilmesi ve bu kurumlarda yapılan eğitimin Devlet tarafından
konuluş olan asgari kurallara uygun olması koşuluyla, aykırı sayılacak biçimde
yorumlanmayacaktır.
Madde
30:
Soya, dine
yada dile dayalı azınlıkların yada yerli halkların varolduğu Devletlerde, böyle
bir azınlığa mensup olan yada yerli halktan olan çocuk, ait olduğu azınlık
topluluğunun diğer üyeleri ile birlikte kendi kültüründen yararlanma, kendi
dinine inanma ve uygulama ve kendi dilini kullanma hakkından yoksun bırakılamaz.
Madde
31:
1. Taraf
Devletler çocuğun dinlenme, boş zaman değerlendirme, oynama ve yaşına uygun
eğlence (etkinliklerinde) bulunma ve kültürel ve sanatsal yaşama serbestçe katılma
hakkını tanırlar.
2.
Taraf
Devletler, çocuğun kültürel ve sanatsal yaşama tam olarak katılma hakkını saygı
duyarak tanırlar ve özendirirler ve çocuklar için, boş zamanı değerlendirmeye,
dinlenmeye, sanata ve kültüre ilişkin (etkinlikler) konusunda uygun ve eşit
fırsatların sağlanmasını teşvik ederler.
Madde
32: 1. Taraf
Devletler, çocuğun, ekonomik sömürüye ve her türlü tehlikeli işte yada eğitimine
zarar verecek yada sağlığı veya bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaksal yada
toplumsal gelişmesi için zararlı olabilecek nitelikte çalıştırılmasına karşı
korunma hakkını kabul ederler.
2.
Taraf
Devletler, bu maddenin uygulanmaya konmasını sağlamak için yasal, idari,
toplumsal ve eğitsel her önlemi alırlar. Bu amaçlar ve öteki uluslar arası
belgelerin ilgili hükümleri göz önünde tutularak, Taraf Devletler özellikle şu
önlemleri alırlar:
a) İşe kabul
için bir yada birden çok asgari yaş sınırı tespit ederler;
b) Çalışmanın
saat olarak süresi ve koşullarına ilişkin uygun düzenlemeleri yaparlar;
c)
Bu maddenin
etkili biçimde uygulanmasını sağlamak için ceza veya başka uygun yaptırımlar
öngörürler.
Madde
33:
Taraf
Devletler, çocukların uluslar arası anlaşmalarda tanımlandığı biçimde uyuşturucu
ve psikotrop maddelerin yasadışı kullanımına karşı korunması ve çocukların bu
tür maddelerin yasadışı üretimi ve kaçakçılığı alanında kullanılmasını önlemek
amacıyla, yasal, sosyal ve eğitsel niteliktekiler de dahil olmak üzere her türlü
uygun önlemleri alırlar.
Madde
34: Taraf
Devletler, çocuğu, her türlü cinsel sömürüye ve cinsel suistimale karşı koruma
güvencesi verirler. Bu amaçla Taraf Devletler özellikle:
a)
Çocuğun
yasadışı bir cinsel faaliyete girişmek üzere kandırılması veya zorlanmasını;
b)
Çocuğun, fuhuş yada diğer yasadışı
cinsel faaliyette bulundurularak sömürülmesini;
c)
Çocukların
pornografik nitelikli gösterilerde ve malzemede kullanılarak sömürülmesini;
önlemek amacıyla ulusal düzeyde ve ikili ile çok taraflı
ilişkilerde gerekli her türlü önlemi alırlar.
Madde
35:
Taraf
Devletler, her ne nedenle ve hangi biçimde olursa olsun, çocukların
kaçırılmaları, satılmaları veya fuhuşa konu olmalarını önlemek için ulusal
düzeyde ve ikili ve çok yanlı ilişkilerde gereken her türlü önlemleri alırlar.
Madde
36: Taraf
Devletler, esenliğine herhangi bir biçimde zarar verebilecek başka her türlü
sömürüye karşı çocuğu korurlar.
Madde
37:
Taraf
Devletler aşağıdaki hususları sağlarlar:
a)
Hiçbir çocuk, işkence veya diğer zalimce, insanlık dışı veya
aşağılayıcı muamele ve cezaya tabi tutulmayacaktır. Onsekiz
yaşından küçük olanlara, işledikleri suçlar nedeniyle idam
cezası verilemeyeceği gibi salıverme koşulu bulunmayan ömür
boyu hapis
cezası da verilmeyecektir.
b)
Hiçbir
çocuk yasadışı yada keyfi biçimde özgürlüğünden yoksun bırakılmayacaktır. Bir
çocuğun tutuklanıp, alıkonulması veya hapsi yasa gereği olacak ve ancak en son
başvurulacak bir önlem olarak düşünülüp, uygun olabilecek en kısa süre ile
sınırlı tutulacaktır.
c)
Özgürlüğünden yoksun bırakılan her çocuğa insancıl biçimde ve insan kişiliğinin
özünde bulunan saygınlık ve kendi yaşındaki kişilerin gereksinimleri göz önünde
tutularak davranılacaktır. Özgürlüğünden yoksun olan her çocuk, kendi yüksek
yararı aksini gerektirmedikçe, özellikle yetişkinlerden ayrı tutulacak ve
olağanüstü durumlar dışında ailesi ile yazışma ve görüşme yoluyla ilişki kurma
hakkına sahip olacaktır.
d)
Özgürlüğünden yoksun bırakılan her çocuk, kısa zamanda yasal ve uygun olan diğer
yardımlardan yararlanma hakkına sahip olacağı gibi özgürlüğünden yoksun
bırakılmasının yasaya aykırılığını bir mahkeme veya diğer yetkili, bağımsız ve
tarafsız makam önünde iddia etme ve böylesi bir işlemle ilgili olarak ivedi
karar verilmesini isteme hakkına sahip olacaktır.
Madde
38: 1. Taraf
Devletler, silahlı çatışma halinde kendilerine uygulanabilir olan uluslar arası
hukukun, çocukları da kapsayan insani kurallarına uymak ve uyulmasını sağlamak
yükümlülüğünü üstlenirler.
2.
Taraf
Devletler, onbeş yaşından küçüklerin çatışmalara doğrudan katılmaması için uygun
olan bütün önlemleri alırlar.
3.
Taraf
Devletler, özellikle onbeş yaşına gelmemiş çocukları askere almaktan kaçınırlar.
Taraf Devletler, onbeş ile onsekiz yaş arasındaki çocukların silah altına
alınmaları gereken durumlarda, önceliği yaşça büyük olanlara vermek için çaba
gösterirler.
4.
Silahlı
çatışmalarda sivil halkın korunmasına ilişkin uluslar arası insani hukuk
kuralları tarafından öngörülen yükümlülüklerine uygun olarak, Taraf Devletler,
silahlı çatışmadan etkilenen çocuklara koruma ve bakım sağlamak amacıyla mümkün
olan her türlü önlemi alırlar.
Madde
39:
Taraf
Devletler, her türlü ihmal, sömürü yada suistimal, işkence yada her türlü
zalimce, insanlık dışı veya aşağılayıcı muamele yada ceza uygulaması yada
silahlanma mağduru olan bir çocuğun, bedensel ve ruhsal bakımdan sağlığına
yeniden kavuşması ve yeniden toplumla bütünleşebilmesini temin için uygun olan
tüm önlemleri alırlar. Bu tür sağlığa kavuşturma ve toplumla bütünleştirme,
çocuğun sağlığını, özgüveninin ve saygınlığını geliştirici bir ortamda
gerçekleştirilir.
Madde
40: 1.
Taraf
Devletler, hakkında ceza yasasını ihlal ettiği iddia edilen ve bu nedenle itham
edilen yada ihlal ettiği kabul edilen her çocuğun; çocuğun yaşı ve yeniden
topluma kazandırılmasının ve toplumda yapıcı rol üstlenmesinin arzu edilir
olduğu hususları göz önünde bulundurularak, taşıdığı saygınlık ve değer
duygusunu geliştirecek ve başkalarının da insan haklarına ve temel
özgürlüklerine saygı duymasını pekiştirecek nitelikte muamele görme hakkını
kabul ederler.
2.
Bu amaçla
uluslar arası belgelerin ilgili hükümleri göz önünde tutularak Taraf Devletler
özellikle, şunları sağlarlar:
a)
İşlendiği
zaman ulusal yasa uluslar arası hukukça yasaklanmamış bir eylem yada ihmal
nedeniyle hiçbir çocuk hakkında ceza yasasını ihlal ettiği iddiası yada ithamı
öne sürülemeyeceği gibi böyle bir ihlalde bulunduğu da kabul edilmeyecektir.
b) Hakkında ceza kanununu ihlal iddiası veya
ithamı bulunan her çocuk aşağıdaki asgari güvencelere sahiptir:
1.Haklarındaki suçlama yasal olarak sabit
oluncaya kadar masum sayılmak;
2.
Haklarındaki suçlamalardan kendilerinin
hemen ve doğrudan doğruya; yada uygun düşen durumlarda ana-babaları yada yasal
vasileri kanalı ile haberli kılınmak ve savunmalarının hazırlanıp sunulmasında
gerekli yasal yada uygun olan başka yardımdan yararlanmak;
3.Yetkili, bağımsız ve yansız bir makam
yada mahkeme önünde adli yada başkaca uygun yardımdan yararlanarak ve özellikle
çocuğun yaşı ve durumu göz önüne alınmak suretiyle kendisinin yüksek yararına
aykırı olduğu saptanmadığı sürece, ana-babası veya yasal vasisi de hazır
bulundurularak yasaya uygun biçimde adil bir duruşma ile konunun gecikmeksizin
karara bağlanmasının sağlanması;
4.Tanıklık etmek yada suç ikrarında
bulunmadaki zorlanmamak; aleyhine olan tanıkları sorguya çekmek veya sorguya
çekmiş olmak ve lehine olan tanıkların hazır bulunmasının ve sorgulanmasının
eşit koşullarda sağlanması;
5.
Ceza yasasını ihlal ettiği sonucuna
varılması halinde, bu kararın ve bunun sonucu olarak alınan önlemlerin daha
yüksek yetkili, bağımsız ve yansız bir makam yada mahkeme önünde yasaya uygun
incelenmesi;
6. Kullanılan dili anlamaması veya
konuşmaması halinde çocuğun parasız çevirmen yardımından yararlanması;
7.Kovuşturmanın her aşamasında özel
hayatının gizliliğine tam saygı gösterilmesine hakkı olmak;
3.Taraf
Devletler, hakkında ceza yasasını ihlal ettiği iddiası ileri sürülen, bununla
itham edilen yada ihlal ettiği kabul olunan çocuk bakımından, yalnızca ona
uygulanabilir yasaların, usullerin, onunla ilgili makam ve kuruluşların
oluşturulmasını teşvik edecek ve özellikle şu konularda çaba göstereceklerdir:
a) Ceza Yasasını ihlal konusunda asgari bir
yaş sınırı belirleyerek, bu yaş sınırının altındaki çocuğun ceza ehliyetinin
olmadığının kabulü;
b)
Uygun bulunduğu ve istenilir olduğu takdirde, insan hakları ve yasal güvencelere
tam saygı gösterilmesi koşulu ile bu tür çocuklar için adli kovuşturma
olmaksızın önlemlerin alınması;
4.Koruma
tedbiri, yönlendirme ve gözetim kararları, danışmanlık, şartlı salıverme, bakım
için yerleştirme, eğitim ve meslek öğretme programları ve diğer kurumsal bakım
seçenekleri gibi çeşitli düzenlemelerin uygulanmasında, çocuklara durumları ve
suçları ile orantılı ve kendi esenliklerine olacak biçimde muamele edilmesi
sağlanacaktır.
Madde
41:
Bu
sözleşmede yer alan hiçbir husus, çocuk haklarının gerçekleştirilmesine daha çok
yardımcı olan ve;
a) Bir taraf Devletin yasasında; veya
b)
Bu Devlet bakımından yürürlükte olan
uluslar arası hukukta yer alan hükümleri etkilemeyecektir.
II.KISIM
Madde
42:
Taraf
Devletler, Sözleşme ilke ve hükümlerinin uygun ve etkili araçlarla yetişkinler
kadar çocuklar tarafından da yaygın biçimde öğrenilmesini sağlamayı taahhüt
ederler.
Madde
43: 1.
Taraf
Devletlerin bu sözleşme ile üstlendikleri yükümlülükleri yerine getirme
konusunda kaydettikleri ilerlemeleri incelemek amacıyla, görevleri aşağıda
belirtilen bir Çocuk Hakları Komitesi kurulmuştur.
2.Komite
bu sözleşme ile hükme bağlanan alanda yetenekleriyle tanınmış ve yüksek ahlak
sahibi on uzmandan oluşur. Komite üyeleri Taraf Devletlerce kendi vatandaşları
arasından Komite üyeleri Taraf Devletlerce kendi vatandaşları arasından ve
kişisel olarak
görev
yapmak üzere, adil bir coğrafi dağılımı sağlama gereği ve başlıca hukuk
sistemleri göz önünde tutularak seçilirler.
3.Komite
üyeleri, Taraf devletlerce gösterilen kişiler listesinden gizli oyla seçilirler.
Her Taraf Devlet, vatandaşları arasından bir uzmanı aday gösterebilir.
4.
Komite için
ilk seçim, bu Sözleşmenin yürürlüğe girişini izleyen altı ay içinde
yapılır.Sonraki seçimler iki yılda bir yapılır. Her seçim tarihinden en az dört
ay önce, Birleşmiş Milletler Teşkilatı Genel Sekreteri, Taraf Devletleri iki ay
içinde adaylarını göstermeye yazılı olarak davet eder. Daha sonra Genel Sekreter
böylece belirlenen kişilerden, kendilerini gösteren Taraf Devletleri de işaret
ederek, alfabetik sıraya göre oluşturduğu bir listeyi, Taraf Devletlere
bildirir.
5.
Seçimler, Birleşmiş Milletler Teşkilatı
Merkezinde, Genel Sekreter tarafından davet edilen Taraf Devletler
toplantılarında yapılır. Nisabı, Taraf Devletlerinin üçte ikisinin oluşturduğu
ve toplantılarda, hazır bulunan ve oy kullanan Devletlerin salt çoğunluğu ile en
fazla oy alan kişiler Komiteye seçilir.
6.
Komite üyeleri dört yıl için
seçilir. Aday gösterildikleri takdirde yeniden seçilebilirler. İlk seçimde
seçilmiş olan beş üyenin görevi iki yıl sonra sona erer, bu beş üyenin isimleri
ilk seçimden hemen sonra toplantı başkanı tarafından çekilen kura ile
belirlenir.
7.Bir komite üyesinin ölmesi veya
çekilmesi yada başka herhangi bir nedenle bir üyenin komitedeki görevlerini
yapamaz hale gelmesi durumunda adaylığını öneren Taraf Devlet, Komitenin
onaylaması koşuluyla, böylece boşalan yerdeki görev süresi doluncaya kadar,
kendi vatandaşları arasından başka bir uzman atayabilir.
8. Komite, iç tüzüğünü kendisi
belirler.
9.Komite, memurlarını iki yıllık bir
süre için seçer.
10. Komite toplantıları olağan olarak
Birleşmiş Milletler Teşkilatı Merkezinde yada Komite tarafından belirlenecek
başka uygun bir yerde yapılır. Komite olağan olarak her yıl toplanır. Komite
toplantılarının süresi, gerektiğinde, Genel Kurulca onaylanmak koşuluyla, bu
Sözleşmeye Taraf Devletlerin bir toplantısıyla belirlenir veya değiştirilir.
11.Birleşmiş Milletler Teşkilatı
Genel Sekreteri gerekli maddi araçları ve personeli bu Sözleşme ile kendisine
verilen görevleri etkili biçimde görebilmesi amacıyla, komite emrine verir.
12.Bu sözleşme uyarınca oluşturulan
komitenin üyeleri, Genel Kurulun onayı ile, Birleşmiş Milletler Teşkilatının
kaynaklarından karşılanmak üzere, Genel Kurulca saptanan şart ve koşullar
çerçevesinde kararlaştırılan ücreti alırlar.
Madde
44: 1.
Taraf
Devletler, bu sözleşmede tanınan hakları yürürlüğe koymak için, aldıkları
önlemleri ve bu haklardan yararlanma konusunda gerçekleştirilen ilerlemeye
ilişkin raporları:
a)
Bu Sözleşmenin, ilgili Taraf Devlet
bakımından yürürlüğe giriş tarihinden başlayarak iki yıl içinde,
b) Daha sonra beş yılda bir, Birleşmiş
Milletler Genel Sekreteri aracılığı ile Komiteye sunmayı taahhüt ederler.
2. Bu madde
uyarınca hazırlanan raporlarda, bu Sözleşmeye göre üstlenilen sorumlulukların,
şayet varsa, yerine getirilmesini etkileyen nedenler ve güçlükler
belirtilecektir. Raporda ayrıca, ilgili ülkede Sözleşmenin uygulanması hakkında
komiteyi etraflıca aydınlatacak biçimde yeterli bilgi de bulunacaktır.
3.
Komiteye
etraflı bilgi içeren bir ilk rapor sunmuş olan Taraf Devlet, bu maddenin 1(b)
bendi gereğince sunacağı sonraki raporlarında daha önce verilmiş olan temel
bilgileri tekrarlamayacaktır.
4. Komite
Taraf Devletlerden Sözleşmenin uygulanmasına ilişkin her türlü ek bilgi
isteminde bulunabilir.
5.Komite,
iki yılda bir Ekonomik ve Sosyal Konsey aracılığı ile Genel Kurula faaliyetleri
hakkında rapor sunar.
6.Taraf
Devletler kendi raporlarının ülkelerinde geniş biçimde yayımını sağlarlar.
Madde
45: Sözleşmenin
etkili biçimde uygulanmasını geliştirme ve Sözleşme kapsamına giren alanda
uluslar arası işbirliğini teşvik etmek amacıyla:
a)
Uzmanlaşmış kurumlar, UNİCEF ve Birleşmiş
Milletler Teşkilatının öteki organları, bu Sözleşmenin kendi yetki alanlarına
ilişkin olan hükümlerinin uygulanmasının incelenmesi sırasında, temsil edilmek
hakkına sahiptirler. Komite; uzmanlaşmış kurumları, UNİCEF’i ve uygun bulduğu
öteki yetkili kuruluşları, kendi yetki alanlarını ilgilendiren konularda uzman
olarak görüş vermeye davet edebilir. Komite, uzmanlaşmış kurumları, UNİCEF’i ve
Birleşmiş Milletler Teşkilatının öteki organlarını kendi faaliyet alanlarına
ilişkin kesimlerde Sözleşmenin uygulanması hakkında rapor sunmaya davet
edebilir;
b)
Komite, uygun bulduğu takdirde, Taraf
Devletlerce sunulmuş, bir istem içeren yada teknik danışma veya yardım
ihtiyacını belirten her raporu, gerekiyorsa Komitenin bu istek veya ihtiyaca
ilişkin tavsiye ve gözlemlerini de ekleyerek, uzmanlaşmış kurumlara, UNİCEF’e ve
öteki yetkili kuruluşlara gönderir;
c)
Komite, Genel Kurul’a Genel
Sekreterden Komite adına çocuk haklarına ilişkin sorunlarda incelemeler
yaptırması istediğinde bulunulmasını, tavsiye edebilir;
d)
Komite, bu Sözleşmenin 44. ve 45.
maddeleri uyarınca alınan bilgilere dayanarak, telkin ve genel nitelikte
tavsiyelerde bulunabilir. Bu telkin ve genel nitelikteki tavsiyeler,
ilgili olan her taraf devlete gönderilir ve şayet varsa, Taraf Devletlerin
yorumları ile birlikte Genel Kurulun dikkatine sunulur.
III. KISIM
Madde
46:
Bu sözleşme
bütün Devletlerin imzasına açıktır.
Madde
47:
Bu Sözleşme
onaylamaya bağlı tutulmuştur.
Onay belgeleri Birleşmiş Milletler
Teşkilatı Genel Sekreteri nezdine tevdi edilecektir.
Madde
48:
Bu sözleşme
bütün Devletlerin katılmasına açık olacaktır. Katılma belgeleri Birleşmiş
Milletler Teşkilatı Genel Sekreteri nezdinde tevdi edilecektir.
Madde
49: 1.
Bu
Sözleşme, yirminci onay yada katılma belgesinin Birleşmiş Milletler Teşkilatı
Genel Sekreteri nezdinde tevdi tarihini izleyen otuzuncu gün yürürlüğe
girecektir.
2.
Yirminci
onay yada katılma belgesinin tevdiinden sonra bu Sözleşmeyi onaylayacak yada ona
katılacak Devletlerin her biri için, bu Sözleşme, söz konusu Devletin onay yada
katılma belgesini tevdi tarihinden sonraki otuzuncu gün yürürlüğe girecektir.
Madde
50: 1. Bu
Sözleşmeye Taraf herhangi bir Devlet bir değişiklik önerisinde bulunabilir ve
buna ilişkin metni Birleşmiş Milletler Teşkilatı Genel Sekreteri nezdinde tevdi
edebilir. Genel Sekreter bunun üzerine değişiklik önerisini Taraf Devletlere,
önerinin incelenmesi ve onaya konulması amacıyla bir Taraf Devletler Konferansı
oluşturulmasını isteyip istemediklerini kendisine bildirmeleri kaydıyla, iletir.
Böyle bir duyuru tarihini izleyen dört ay içinde Taraf Devletlerin en az üçte
biri söz konusu konferansın toplanmasından yana olduklarını ifade ederlerse
Genel Sekreter, Birleşmiş Milletler Teşkilatı çerçevesinde bu konferansı
düzenler. Konferansta hazır bulunan ve oy kullanan Taraf Devletlerin çoğunluğu
tarafından kabul edilen her değişiklik, onay için Birleşmiş Milletler Genel
Kuruluna sunulur.
2.
Bu maddenin
1. fıkrasında yer alan hükümlere uygun olarak kabul edilen bir değişiklik,
Birleşmiş Milletler Genel Kurulunca onaylandığı ve bu sözleşmeye Taraf
Devletlerin üçte iki çoğunluğu tarafından kabul edildiği zaman yürürlüğe girer.
3.
Bir
değişiklik yürürlüğe girdiği zaman, onu kabul eden Taraf Devletler bakımından
bağlayıcılık taşır. Öteki taraf devletler bu sözleşme hükümleri ve daha önce
kabul ettikleri her değişiklikle bağlı kalırlar.
Madde
51: 1.
Birleşmiş Milletler Teşkilatı Genel Sekreteri, onay yada katılma anında
yapılabilecek çekincelerin metnini alacak ve bütün devletlere bildirecektir.
2.
Bu
Sözleşmenin amacı ve konusu ile bağdaşmayan hiçbir çekinceye izin
verilmeyecektir.
3.
Çekinceler,
Birleşmiş Milletler Teşkilatı Genel Sekreterince, geri alınacağına ilişkin
bildirimde bulunma yoluyla her zaman geri alınabilir. Bunun üzerine Genel
Sekreter, bütün Devletleri haberdar eder. Böyle bir bildirim, Genel Sekreter
tarafından alındığı tarihte işlerlik kazanır.
Madde
52:
Bir Taraf
Devlet, bu sözleşmeyi, Birleşmiş Milletler Teşkilatı Genel Sekreterine vereceği
yazılı bildirim yoluyla feshedebilir. Fesih, bildirimin Genel Sekreter
tarafından alınması tarihinden bir yıl sonra geçerli olur.
Madde
53:
Birleşmiş
Milletler Teşkilatı Genel Sekreteri, bu Sözleşmenin tevdi makamı olarak
belirlenmiştir.
Madde
54:
İngilizce,
Arapça, Çince, İspanyolca, Fransızca ve Rusça metinleri de aynı derecede geçerli
olan bu Sözleşmenin özgün metni, Birleşmiş Milletler Teşkilatı Genel Sekreteri
nezdinde tevdi edilecektir.
Hükümleri tarafından tam yetkili kılınan
Temsilciler, yukarıdaki kuralların ışığında, bu Sözleşmeyi imzalamışlardır.